- Sadece Ticaret
- Posts
- E-ticarette Satışı Düşüren Görünmeyen Senaryolar
E-ticarette Satışı Düşüren Görünmeyen Senaryolar
10 E-ticaret Trendi, Satışları Düşüren Senaryolar, Easyship ve daha fazlası...
Merhaba Sadece-ticaret bültenine hoş geldiniz!
Bugün 5 dakikada:
2026 Yılı 10 E-ticaret Trendi
E-ticarette Satışlar Neden Son Adımda Kaçıyor?
Kargo Süreçleri Nasıl Tek Panelden Yönetilir?
Kullanıcı Neden Küçük İndirimi Görmezden Geliyor?
Google Ads’te Marka Bütçesi Nasıl Güvenli Şekilde Azaltılır?
başlıkları hakkında konuşacağız.
🌎 Gündemi Yakala

Cross Border Magazine araştırmasına göre 2025’te küresel e-ticaret hacmi yaklaşık 6,4 trilyon dolara ulaştı. Büyüme devam ederken öncelik hızdan çok kârlılık, operasyonel verimlilik ve sürtünmenin azaltılması oldu. Yapay zekâ destekli ürün keşfi, sosyal platformlardan doğrudan alışveriş, teslimat ve iade deneyimi satın alma kararlarının merkezine yerleşti. Yılın özeti net: rekabet avantajı artık ölçekten çok deneyim kalitesi, güven ve altyapı gücüyle kazanılıyor.
Digital Commerce 360’a göre 2026’da online perakendeyi şekillendirecek 10 e-ticaret trendi öne çıkıyor. Yapay zekâ ve agentic commerce ürün keşfi, alışveriş asistanları ve dönüşüm süreçlerinin merkezine yerleşirken, markalar Google trafiğinin zayıflamasına ve sosyal ile AI tabanlı kanalların yükselişine hazırlanıyor. Ücretsiz kargo, Prime Day etkisi gibi dinamikler satın alma davranışlarını belirlemeye devam ediyor.
Google, Aralık 2025 itibarıyla Google Ads’te yeniden pazarlama için gereken minimum kitle büyüklüğünü 1.000 kullanıcıdan 100 aktif kullanıcıya düşürdü. Güncelleme arama, görüntülü reklam ve YouTube dahil tüm ağlar ile yeniden pazarlama ve Customer Match segmentlerini kapsıyor. Bu değişiklik özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için remarketing’i daha erişilebilir hale getirerek performans odaklı kampanyaların önünü açıyor.
💰 Satış Artırıcı Öneriler

E-ticarette kullanıcıya “alışveriş sorunsuz geçer mi?” diye sorarsan cevap genelde iyimser çıkar. Aynı soruyu parçalayarak sorduğunda tablo değişir: Kargo gecikir mi, iade uzar mı, stok biter mi, ödeme yarım kalır mı? Karar anını etkileyen şey genel vaatler değil, bu küçük senaryolardır. Kullanıcı zihni, ayrıntı arttıkça ihtimali büyütür. Satın alma davranışı da burada şekillenir.
Buradan hareketle 3 net yaklaşımı benimseyebilirsiniz:
#1. “Kolay alışveriş”, “daha iyi deneyim” gibi ifadeler soyut kalır.
Kullanıcı şu netlikleri görmek ister:
Sepette kargo bedeli son adımda değişmez
Ödeme iki ekranda tamamlanır
Stok bitmeden uyarı gelir
İade talebi tek panelden açılır
Fayda parçalandığında ürün daha güvenilir görünür. İlk ekranda çekirdek maddeler, devamında açılan detaylar yeterli olur.
#2. “Rakiplerden daha iyi” demek ikna üretmez çünkü kullanıcı bunun ne anlama geldiğini göremez. Algı, farkın nerede ve ne zaman ortaya çıktığı anlatıldığında değişir.
Rakip ürünlerde sürecin yavaşladığı anlar, kullanıcıdan ekstra adım istendiği noktalar ve alışveriş sırasında beklenmedik maliyetlerin çıktığı yerler netleştiğinde karşılaştırma anlam kazanır. Kullanıcı bu detayları okuduğunda kendi deneyimini hatırlar.
#3. “Zaman kaybı yaşatır” ifadesi soyut kalır. Kullanıcı bunun kendisini nasıl etkilediğini göremez. Kaybın hangi adımda ortaya çıktığı netleştiğinde risk gerçek hale gelir.
Süreç uzadıkça, tekrar eden işler arttıkça ve belirsizlik oluştuğunda problem ertelenemez görünür. Bu noktada karar hızlanır. Risk somutlaştığında çözüm aranmaya başlanır.
🖥️ DTC Terminal: Her Gün 1 E-ticaret Fikri

E-ticarete girmek isteyenlerin yaşadığı ilk problem trafik ya da reklam olmaz. Ürün kararıdır. Saatlerce araştırılır, tablolar açılır, notlar alınır. Sonunda hâlâ aynı soru masadadır: Buna değer mi?
DTC Terminal bu noktaya müdahale eder. Kullanıcıya “fikir bul” demez. Önüne seçenek koyar. Her seçenek pazar ilgisi, rekabet seviyesi ve benzer ürün hareketleriyle birlikte gelir. Yani bir fikre bakarken sezgiyle hareket etmezsin, sinyalleri okursun.
Asıl fark burada başlar. Çünkü fikir tek başına sunulmaz. Ürünü test etmek için gereken içerik kurgusu, reklam açıları, ürün sayfası iskeleti ve araştırma promptları hazırdır. Ne yapılacağı kadar, ne sırayla yapılacağı da bellidir.
DTC Terminal’in derdi ilham vermenin ötesinde harekete geçirmektir. Kararsızlığı azaltır, başlangıç süresini kısaltır, deneme maliyeti ile ilgili de bilgi verir.
Bu yüzden DTC Terminal bir fikir havuzundan farklı olarak başlangıç noktası gibi çalışır.
Detaylar ve erken erişim için: https://dtcterminal.com
🖥️ E-ticarette Teknoloji
Easyship, e‑ticaret satıcıları için tasarlanmış bulut tabanlı bir ojistik çözümüdür. Online mağazanızı veya pazar yerinizi doğrudan kargo hizmetleriyle entegre ederek, gönderim süreçlerini tek bir platform üzerinden yönetmenizi sağlar.
E-ticaret için sunduğu çözümler ise şunlar:
550’den fazla yerel ve uluslararası taşıyıcı hizmetiyle entegre olur. DHL, FedEx, USPS, UPS gibi büyük servislerde indirimli kargo fiyatları sunar.
Kargo ücretlerini farklı taşıyıcılar arasında anında karşılaştırarak en uygun fiyatı bulursunuz. Yerel veya uluslararası gönderimlerde maliyet ve süre bazlı seçenekleri değerlendirebilirsiniz.
Vergi, gümrük masrafları ve ithalat ücretlerini otomatik olarak hesaplayarak müşteriye doğru maliyeti gösterir.
Real‑time (canlı) kargo ücretlerini müşterinin ödeme ekranına göstererek dönüşüm oranını artırabilirsiniz. Müşteriler net ücretleri görerek daha güvenle alışveriş yapar.
Etiket basımı, paketleme talimatları ve gönderim dokümanlarını otomatik olarak oluşturur.
Gönderim takibi, teslimat durumları ve müşteri bildirimlerini Easyship üzerinden yönetebilirsiniz. İadeler için ön ödemeli etiketler veya kolay iade süreçleri sunar.
Shopify başta olmak üzere birçok e‑ticaret platformu ve pazar yeri ile doğrudan bağlanır. 3PL (üçüncü taraf lojistik) entegrasyonlarıyla global depolama ve fulfillment süreçlerini optimize eder.
🧠 Ekipten İçgörüler

E-ticarette küçük indirimler çoğu zaman beklenen etkiyi yaratmıyor. Yüzde 5–10 arası teklifler sepette fark edilse bile karar hızını artırmıyor, terk oranını aşağı çekmiyor.
Sorun matematiğin ötesinde algıda başlıyor. Kullanıcı sabit ama düşük indirimi “küçük kazanç” olarak etiketliyor. Beyin bu noktada hesap yapmaya başlıyor: kargo, alternatif site, kupon var mı, biraz daha beklesem mi? Bu sorgu süreci satın alma anını uzatıyor. E-ticarette en pahalı şeylerden biri de tam olarak bu gecikme.
Belirsizlik içeren teklifler burada devreye giriyor. Aynı maliyete sahip olsa bile, büyük bir kazanç ihtimali içeren kampanyalar kullanıcıyı hesap modundan çıkarıp beklenti moduna sokuyor. Yüzde 50 indirim kazanma şansı, yüzde 5 kesin indirimden daha güçlü bir psikolojik tetikleyici yaratıyor. Kullanıcı küçük tasarrufu değil, olası büyük kazancı düşünüyor.
Bu yaklaşım özellikle sepet ve checkout öncesi aşamada etkisini gösteriyor. Çark çevir, sürpriz indirim aç, gizli teklif kazan gibi mekanikler kullanıcıyı ekranda tutuyor. Sepet terk oranı düşüyor, karar süresi kısalıyor. Kampanya “indirim” olmaktan çıkıp deneyime dönüşüyor.
Burada önemli bir denge var. Marjlar genişse net ve yüksek indirim hâlâ güçlü bir araç. Kullanıcı bu netliği seviyor. Marjlar sınırlıysa oyunlaştırma alan açıyor. Aynı bütçe ile daha fazla etkileşim, daha fazla sipariş üretmek mümkün hale geliyor. Kampanya maliyeti artmadan algılanan değer yükseliyor.
E-ticaret tarafında bir diğer kritik nokta konumlandırma. Bu tür belirsiz teklifler ürün listeleme sayfasında değil, karar anına yakın noktalarda çalışıyor. Sepette ya da çıkış ekranında sunulan bir sürpriz, kullanıcının son anda geri dönmesini sağlıyor. “Bir deneyeyim” refleksi, satın almayı tamamlatıyor.
🤔 E-ticarette Pazarlama

Google Ads’te marka bütçesini kısmak e-ticarette en hızlı “verimlilik” hamlesi gibi görünür. Harcama düşer, tablo sadeleşir. Sahada ise ilk kazanç bütçe olurken performansın geri kalanı sessizce çözülmeye başlar.
Markalı aramalar ve Performance Max, Google’a gerçek alıcıyı öğretir. Bu sinyaller zayıfladığında Smart Bidding yön duygusunu kaybeder. Sonuç hızlı gelir: markasız kampanyalar pahalanır, dönüşüm oranları geriler, edinme maliyeti yukarı doğru kayar.
Bu noktada üst huni kanalları suçlanır. YouTube ya da keşif kampanyaları “çalışmıyor” gibi görünür. Asıl sorun, altta markalı yakalama ağının zayıflamasıdır. Sıcak trafik dönüşmeden dağılır.
Bir diğer hızlı etki rekabet tarafında ortaya çıkar. Markalı kelimelerde gösterim payı düştüğü anda rakipler boşluğu doldurur. Daha önce düşük maliyetle alınan trafik için teklif savaşları oluşur, CPC’ler sıçrar. Bu tablo genelde birkaç gün içinde netleşir.
Daha sağlıklı ilerlemek için 3 ana madde yeterli:
Marka bütçesini bir anda kısmak yerine adım adım azaltmak gerekiyor. Ani kesintiler teklif sisteminin dengesini bozuyor.
Bütçeyi düşürmeden önce rakip marka negatiflerini eklemek ve tıklama başına maliyet için üst sınır koymak, gereksiz teklif savaşlarını önlüyor.
Aynı anda Smart Bidding’e yeni sinyaller vermek önemli. CRM listeleri, yeniden pazarlama kitleleri ve yüksek değerli dönüşümler sistemin ayakta kalmasını sağlıyor.
❤️ Paylaşmak Güzeldir
Sadece-Ticaret bültenini bu alanda mesai harcayan arkadaşlarınıza ulaştırarak ilerleyen zamanlarda gelecek sürprizlerden faydalanabilirsiniz.
Aşağıdaki butonu tıklayarak ya da linki kopyalayarak paylaştığınızda sizin adınıza işleyen bir sayaç devreye girecektir.
🤝 Bir Geribildiriminizi Alırız
Sadece-Ticaret Bültenleri Size Değer Katıyor mu? |
Yeni bir bültende görüşmek üzere.
Bizi sosyal medya hesaplarımızdan takip etmeyi, paylaşmayı ve önerilerinizi bize iletmeyi unutmayın.
Veysel / Sadece-Ticaret Ekibi
Reply